Warning: Declaration of c2c_ConfigureSMTP::options_page_description() should be compatible with C2C_Plugin_023::options_page_description($localized_heading_text = '') in /home/mvtbenio/public_html/wp-content/plugins/configure-smtp/configure-smtp.php on line 47
İnsanlar, barışmak için neden bayramı seçer? – Beni Ödülle Cezalandırma
Warning: Parameter 1 to wp_default_styles() expected to be a reference, value given in /home/mvtbenio/public_html/wp-includes/plugin.php on line 600

Warning: Parameter 1 to wp_default_scripts() expected to be a reference, value given in /home/mvtbenio/public_html/wp-includes/plugin.php on line 600

İnsanlar, barışmak için neden bayramı seçer?

By Yorum yaz
insanlar-barismak-icin-neden-bayrami-secer

Kişi, insanlara dokunmaktan nefret ediyor ama çok iyi bir masöz olmuş.

 

Kişi, insanlarla iletişim kuramıyor ama iyi bir iletişimci olmuş.

 

Kişi, kalabalık önünde titriyor ama tiyatrocu olmuş.

 

Peki nasıl oluyor da bu insanlar korktukları işleri seçebiliyorlar ve o işi korkmadan çok iyi yapabiliyor?

 

İNSANLARIN TEMEL İHTİYAÇLARI

 

İnsanların; dokunmak, bağlanmak veya kabul görmek gibi bazı temel ihtiyaçları vardır.

 

Bu ihtiyaçlarını karşılamak için de diğer insanlarla ilişki kurar.

 

Ama bazı insanlar bu ilişkileri kurmakta zorlanır. Neden mi?

 

Çünkü kendini açmaktan ve duygularını ifade etmekten korkar. Kendisi olarak direkt ilişki kuramaz. Peki sizce neden kuramaz?

 

Ya yargılanacağını düşünür ya da kabul görecek kadar kendilerini değerli görmez/hissetmez.

 

Peki, bu durumda ne yapar?

 

Kendi davranışlarına bir kılıf bulur. Nasıl mı?

 

KİMLİKLER VE FARKLI ROLLER

 

“The birdman or the unexpected virtue of ignorance” filminde Edward Norton’un oynadığı Mike karakteri, kadınlarla beraber olmaktan çok korkuyor.

 

Ama sahnede aynı korkuyu yaşamıyor. Çünkü orada kendi kimliğinden kurtulup, bir rol üstleniyor.

 

Bu rol de onu rahatlatıyor. Eğer bir hata yapacak olsa, bu hatadan kendisi değil, üstlendiği rol sorumlu olacak, bunu biliyor. Böylelikle kimliğine gelebilecek bir tehdite karşı kendini korumuş oluyor.

 

REDDEDİLME KORKUSU

 

Aynı şekilde insanlara dokunmak temel bir ihtiyaçtır. Reddedilmekten korkan bir kişi, masöz rolüne girerek insanlara rahatça dokunabilir.

 

Bu rol içerisindeyken reddedilme riskini ortadan kaldırmış olur.

 

İletişim kuramayan bir kişi ise iletişim kurabileceği bir meslek seçer ve reddedilmekten kurtulmuş olur.

 

Bu şekilde kişilerin kendi kimlikleri zarar görmez.

 

(Bu arada tabii ki herkes bu stratejiyi kullanmaz. Farklı insanlar farklı stratejiler de kullanır.)

 

Savaş zamanı, askerlere daha rahat öldürebilsinler diye hem üniforma giydirilir hem de yüzleri boyanır. Bu şekilde kimlikleri gizlenir, roller ön plana çıkartılır. Askerler de öldürmekten kendisini sorumlu tutmaz. Çünkü rollerine sığınır.

 

Peki tüm bunların ‘bayramda barışmakla’ ne ilgisi var?

 

BAYRAM BİR KILIF MIDIR?

 

Normal şartlarda barışmak için kişiyi karşınıza alırsınız, üzüldüğünüzü belirtip, özür dilersiniz. Üzüntünüzün kaynağını belirtirken de bazen kendinizle ilgili bir zaafınızı belirtiniz. (“Seni kıskandığım için sana bağırdım” gibi.)

 

Karşı taraf da özrünüzü kabul eder ve o da üzüntüsünü size belirtir. Peki, duygularınızı ifade etmeyi bilmiyorsanız veya karşıdaki kişinin özrünüzü reddedeceğini düşünüyorsanız, ne olacak?

 

Risk alamazsınız ve bu sebepten barışamazsınız.

 

Bu durumda size bir kılıf lazım. İşte bayram bu kılıfı/toplumsal rolü size sunar.

 

“Bayramda küslük olmaz” veya “Bayramda barışılır” rolleriyle duygularınızı karşınızdaki kişiye ifade etmek zorunda kalmadan, rahatça kendisi ile barışabilirsiniz.

 

DUYGUYU İFADE ETMEK

 

Aslında duygularını rahatça ifade edebilen ve reddedilmekten korkmayan insanların, barışmak için bayramı beklemesine gerek yoktur.

 

Barışmak isteyen, her zaman karşısındaki ile barışabilir. Bayram, duygularını ifade etmekten korkan insanların işini kolaylaştırır. Peki, bu strateji, herkes için geçerli midir?

 

Tabii ki değildir.

 

Bazı insanlar inançlarına, geleneklerine, göreneklerine bağlı olduğu için de bayramda barışmayı seçebilir. O da ayrı bir konu.

 

BİREY OLMAK

 

Maalesef kültürümüzde çocuklarımıza duygularını ifade etmeyi öğretemediğimiz için, çoğu birey yetişkin olunca kendini açıkça ifade edemez.

 

Barışmak da kendini ifade etmeyi gerektirdiği için, bu kişiler kolayca barışamaz.

 

Doğal olarak da bayram gibi zamanlarda ‘risk almadan’ barışmayı seçer.

 

Bayramda barışmak tabii ki çok güzeldir ama asıl önemli olan insanların ‘kendisi olarak’ her zaman barışabilmesidir.

 

En güzeli ise asıl sorunlardan kaçmadan (küsmek bir kaçıştır) çatışmaların çıktığı an, barışçıl şekilde var olan sorunları çözebilmektir.

 

Çocuklara asıl bunlar öğretilmelidir. Ancak o zaman insanlar rollere sığınmadan kendileri olarak mutlu ve anlamlı bir yaşam sürebilir.

Okuyuculardan gelen geri bildirimler

İlk Yorum Hakkı Senin!

Bildir
avatar
wpDiscuz